Translate

21 Ekim 2013 Pazartesi

kahreden gurbet ..


 Bir adın kalmalı geriye
Bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
Aynaların ardında sır
Yalnızlığın peşinde kuvvet
Evet nihayet
Bir adın kalmalı geriye
Bir de o kahreden gurbet 
....

Ahmet Hamdi Tanpınar


Sanat Edebiyat - şiir oku,aşk şiirleri,çocuk şiirleri,sesli şiir, Şiir Edebiyatı ve Sanat -- Edebi Yazılar - şairler - yazarlar

15 Ekim 2013 Salı

ADI KADIN


SUZAN SUZİ EŞLİĞİNDE...










İmkansızlıklar değil mi beni sana bağlayan?...

Söylemeyi isteyip de söyleyemediğim sözcükler değil mi seni bana vazgeçilmez kılan?..

Karanlığın ötesinde bir ışık değil misin, hiç beklemediğim bir an hayal gibi karşıma çıkan?...

Değil misin sen sesini hiç duymasam da, yüzünü hiç görmesem de uğruna can vereceğim?...

Kapatsalar da bütün ışıkları, çekseler de gözüme tüm perdeleri....

Ben hep orada senin yanında olacağım, tüm benliğimle!....

Halit ÖZKAN 

10 Ekim 2013 Perşembe

İTHAF

Ben seni severken Sen yanımda yoktun ki! 

Ben seni özlerken Sen bilmiyordun ki!


Ben seni sensiz sevdim...


Sen yokken bakışların vardı 


Beynime kazınmış Nereye baksam oradaydılar, 


Ben seni sensiz sevdim.. Göremesem de, rüyamdaydın, 


Sevmesen de, kalbimin derinliklerindeydin 


Ve kimse seni oradan çıkaramayacak. Sen bile! 


Ben seni sensiz sevdim... Sen olmasan da, hayalin vardı, 




Sen olmasan da, şarkılar vardı; Seni hatırlatan... 


Sen olmasan da, her dakika aklımdaydın. 


Ben seni sensiz sevdim... Sen olmasan da,yıldızlar vardı, 


Sen olmasan da,bulutlar vardı, Sen olmasan da,günbatımları vardı,


Sen olmasan da,denizler vardı... Ben seni sensiz sevdim... 


Aslında sen hep vardın, Aynı şehirde,aynı sokakta, 


“Ben sevdanın oturduğu sokakta oturuyorum”ama; Ben seni 

sensiz sevdim... 

Ne olurdu sende beni sevseydin? 

Ne olurdu bu kadar gözyaşı dökmeseydim? 


Ama inanıyorum ki sen uyandıracaksın beni, 


Hani kıyamet koptuğunda... Ben seni sensiz sevdim... 


Neden sevdim bilmiyorum ama çok sevdim!!! 




HALİT ÖZKAN 

GERÇEK AŞK -



Bir zamanlar, bütün duyguların üzerinde yaşadığı bir ada varmış:
Mutluluk, Üzüntü, Bilgi ve tüm diğerleri, Aşk dahil...

Bir gün, adanın batmakta olduğu duygulara haber verilmiş... Bunun üzerine hepsi adayı terk etmek için sandallarını hazırlamışlar.

Aşk, adada en son kalan duygu olmuş, çünkü mümkün olan en son ana kadar beklemek istemiş.

Ada neredeyse battığı zaman ;Aşk yardım istemeye karar vermiş.

Zenginlik, çok büyük bir teknenin içinde geçmekteymiş.
Aşk, "Zenginlik, beni de yanına alır mısın ?" diye sormuş.
Zenginlik, "Hayır, alamam.
Teknemde çok fazla altın ve gümüş var, senin için yer yok." demiş.

Aşk, çok güzel bir yelkenlinin içindeki Kibir 'den yardım istemiş.
- "Kibir, lütfen bana yardım et !"
- "Sana yardım edemem, Aşk.
- "Sırılsıklamsın ve yelkenlimi mahvedebilirsin." diye cevap vermiş Kibir.

Üzüntü yakınlardaymış ve Aşk yardım istemiş :
- "Üzüntü, seninle geleyim."
- "Of, Aşk, o kadar üzgünüm ki, yalnız kalmaya ihtiyacım var."

Mutluluk da Aşk'ın yanından geçmiş;
Ama o kadar mutluymuş ki Aşk'ın çağrısını duymamış.

Aşk, birden bir ses duymuş.
- "Gel Aşk! Seni yanıma alacağım..."
Bu Aşk'tan biraz daha büyük birisiymi.
Aşk o kadar şanslı ve mutlu hissetmiş ki, onu yanına alanın kim olduğunu öğrenmeyi akıl edememiş.
Yeni bir kara parçasına vardıklarında, Aşk 'a yardım eden yoluna devam etmis. Ona ne kadar borçlu olduğunu fark eden Aşk,

Bilgi 'ye sormuş: "Bana yardım eden kimdi?"

- "O, Zaman idi"diye cevap vermiş Bilgi.

- "Zaman mı? Neden bana yardım etti ki?" diye sormuş Aşk.

Bilgi gülümsemiş:

- "Çünkü sadece Zaman Aşk'ın ne kadar büyük olduğunu anlayabilir..."

5 Ekim 2013 Cumartesi

SEVDA....






Tuttuğun minicik ellerini sımsıkı sıkmak isterken, 
acıtmamak için nazik davranmaktır sevda…
Ateşinde yandığın bedende olmak isterken, 
dudak büküşlerinde sönüp kalmaktır sevda…
Çocuklar gibi ellerinle yedirmek isteyip, 
elini ayağına karıştıran heyecandır sevda…
Dizlerinde kahve içmek istediğin, 
kucağında uyumayı beklediğin, 
canı yanar diye yapamadığındır sevda…
Horultulu uykusunu seyre daldığın, 
saçlarına dokunmaya, uyandırmaya kıyamadığındır sevda…
Geleceği saatleri kovalarken, 
gitmesin diye saniyelere tutunmaktır sevda.
Birlikte olsan da, ayrı kalsanda…
Zor şeydir sevda..

Halit ÖZKAN

GERÇEK







Herkes bu günlerde fel fecir...
Yaşanmışlıkların bir anlamı yok sanki...
Dünün bu günlere getirmedi mi sanki...
Acının ve sevincin anlamı olmalı...
Belki, acının mütemadi bir şekilde kalabalığın içinde yalnızlığa itmesiydi hayat 
Belki de, sevincin yalnızlıktan çıkıp, götürdüğü topluluk muydu?...
Bilinmez ama bir gerçek var ortada... 
Düşünün bir dostlar... Şöyle yüksek bir yerlere çıkıp haykırmak istediğimiz olmadı mı sizin...
" SENİ SEVİYORUM; SENİ ÇOK SEVİYORUM "  diye....
Karışmadı mı elleriniz ayaklarınız birbirine, " BİRİNİ " görünce....
Hiç ağlamaklı olmadınız mı tebessüm ederken...
Ya da hıçkıra hıçkıra hiç mi ağlamadınız, kahkalarla gülerken....
Geçin bunları işte... Geçin!....
Bir kaleme, bir kağıda, bir kelama ve içinize sığmayan, sığdırılamayan ve de bedeninize yüreğinizin dar geldiği bir gerçek var şu cihanda....

" AŞK " diye bir " GERÇEK " !.......

                                                                                                                                      Halit ÖZKAN

2 Ekim 2013 Çarşamba

SEBEPSİZ SEVMEKTİR AŞK






Nedeni olmadan bağlanmak birine.

Gözlerine baktığında erimektir içten içe.


Ellerini tuttuğunda titremektir tüm benliğinle.


Hatta sarılamamaktır utançtan,


Çünkü utanmaktır sevmek aslında,


Sevmek nedir aslında?


Ölmek mi uğruna?


Yaşamak mı onunla?


Sevmek mi ömür boyunca? 


Yoksa ayrılmak mı gerekince?


Nedir insanı başkasına bağlayan?


Güzelliği mi? Bilmez kimse bu soruların cevabını..


Kimi sever güzelini, kimi sever özelini.