Translate

Türk Kadın Şairler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türk Kadın Şairler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Nisan 2016 Cuma

15 Türk Kadın Şair

Zeynep Hatun, Mihri Hatun, İhsan Raif, Gülten Akın, Nilgün Marmara başta olmak üzere Türk Edebiyatı’na damgasını vurmuş kadın şairlerimizi sizler için derledik.

1. Zeynep Hatun

Divanı bugün elimizde mevcut olmamakla beraber, Zeynep Hatun 15. yüzyılın divan şairi olup Amasyalıdır. II. Bayezid’in şehzadesi Ahmet, Amasya’da vali olarak bulunurken, Zeynep Hatun Şehzade Ahmet’in sarayındaki edebi çevreye dahil olmuştur.
Şair Zeynep Hanım, evlenmeden önce Fatih Sultan Mehmet adına Türkçe ve Farsça şiirlerden oluşan bir divan tertip ederek bunu sultana sunmuş ve karşılığında takdir görmüştür. Kadı İshak Fehmi Çelebi ile evlendikten sonra, eşi tarafından şiir yazmasına ve şiir sohbetlerine katılmasına izin verilmemiş, şiiri bırakmak zorunda kalmıştır.
Zeynep Hanım, şiirlerindeki hayali sevgiliyi tıpkı erkeklerin lisanı üzerinden tasvir etmesiyle şaşırtıcıdır. Kadınları dedikoducu, tembel ve aşağı bir takım hislerle betimlemesi meselesinin, devrin erkekleri tarafından çok beğenildiğini okuyoruz. Zeynep Hanım bu tavrıyla edebiyat mahallerinde “merdane” olarak isimlendirilmiştir. Fakat bugün değerlendirildiğinde Zeynep Hanım’ın bu tavrı, erkekler gibi söylediği takdirde kabul göreceğini bilen bir kadının mısraları gibi görünüyor.
Zeynep Hanım’ın Ziya Paşa’nın Harabat’ına girmiş şu beyitleri pek meşhurdur:
“Senin hüsnün, benim aşkım, senin cevrin, benim sabrım,
Efendim dem be dem artar, tükenmez, bi-nihayettir”

2. Mihri Hatun

Uzun boylu, kara saçları fildişi beyazı geniş alnına zülüfler halinde inen güzel bir kadındı. 1460’lı yıllarda Amasya’da doğdu. Farsça ve Arapça öğrendi. Amasya’da Şehzade Ahmet’in Sarayı’nda sevilip, sayıldı. Hatta o zaman sadece erkeklerin yaptığı musahiplik yani sohbet arkadaşlığı görevine resmi olarak atandı.
Divanı günümüze kadar gelen ilk kadın şairimizdir. O dönem sarayın en ünlü şairi Necati’nin yazdıklarına nazire yazmaktan ve bu yolla kendi şiirinin ondan üstün olduğunu göstermekten muzipçe zevk alıyordu. Çok güzel bir kadındı, içlerinde kadınlar da olan birçok aşk yaşadı. Bu aşklarını şiirlerinde açıkça ifade etti, bu nedenle şiire tensel duyguları katan ilk kadın
olarak betimlendi.

mihri hatun şair
Tıpkı bir zamanlar görünce kalbinin yavru bir kuşmuşçasına oynadığı Müeyyetzade Abdurrahman Çelebi, tıpkı şu anda rüyalarına giren Paşa oğlu İskender gibi, tıpkı adını hiç açıklamayacağına